Kabul
Tarihi
: 7/11/1982
Kanun
No.
: 2709
(* ) 17/5/1987 tarihli ve
3361; 8/7/1993 tarihli ve 3913; 23/7/1995 tarihli ve 4121; 18/6/1999 tarihli ve
4388; 13/8/1999 tarihli ve 4446; 3/10/2001 tarihli ve 4709; 21/11/2001 tarihli
ve 4720 numaralı kanunlarla değişik
şekli
BAŞLANGIÇ
(23.7.1995 -
4121)
Türk
Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez
bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz
önder ve eşsiz Kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun
inkilap ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri
ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin
ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine
ulaşma azmi yönünde;
Millet
iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait
olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun,
bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş
hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler
ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip,
belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı
medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve
Kanunlarda bulunduğu;
(
3.10.2001-4709) Hiçbir
faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle
bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk
milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma
göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, devlet
işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her
Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal
adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde
onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak
ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca
Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde,
milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının
her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin
saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda
sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR,
İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak
sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,
TÜRK
MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine
emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ
KISIM
Genel
Esaslar
Madde
1.- Türkiye
Devleti bir Cumhuriyettir.
II.
Cumhuriyetin nitelikleri
Madde
2.-
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen temel ilkelere dayanan,
demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III.
Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti
Madde
3.- Türkiye
Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili
Türkçedir.
Bayrağı,
şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli
marşı “İstiklal Marşı” dır.
Başkenti
Ankara'dır.
IV.
Değiştirilemeyecek hükümler
Madde
4.-
Anayasanın 1 inci Maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki
hüküm ile, 2 nci Maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü Maddesi hükümleri değiştirilemez ve
değiştirilmesi teklif edilemez.
Madde
5.- Devletin
temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin
bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah,
huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk
devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik
ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi
için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
Madde 6.-
Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk
Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları
eliyle kullanır.
Egemenliğin
kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa
bırakılamaz.
Hiçbir
kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
Madde
7.-
Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki
devredilemez.
Madde
8.-
Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından,
Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
Madde
9.-
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
Madde
10.-
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve
benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet
organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine
uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Madde
11.-
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve
diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar
Anayasaya aykırı olamaz.
İkinci kısım
Genel
Hükümler
Madde
12.-
Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel
hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve
sorumluluklarını da ihtiva eder.
Madde
13.-(3.10.2001-4709) Temel
hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili
maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.
Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve
laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı
olamaz.
Madde
14.-(3.10.2001-4709) Anayasada
yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti
ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde
kullanılamaz.
Anayasa
hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve
hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde
sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde
yorumlanamaz.
Bu
hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla
düzenlenir.
Madde
15.-
Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası
hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği
ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen
durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler
alınabilir.
Birinci
fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana
gelen ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına,
maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce
ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve
cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar
kimse suçlu sayılamaz.
Madde
16.-
Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak
kanunla sınırlanabilir.
Kişinin
Hakları ve Ödevleri
I.
Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı
Madde
17.-
Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi
zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne
dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye
işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya
veya muameleye tabi tutulamaz.
Mahkemelerce
verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile meşru müdafaa hali,
yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya
hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması,
sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin
uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu
durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
Madde 18.- Hiç
kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil
ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri
içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler;
ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi
niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
Madde
19.-
Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
Şekil
ve şartları kanunda gösterilen :
Mahkemelerce
verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine
getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün
gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim
altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın
yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu
madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir
müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun
olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek
isteyen veya giren ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı
verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse
hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu
hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok
edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı
zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla
tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun
gösterir.
Yakalanan
veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki
iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak
derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(3.10.2001-4709)Yakalanan
veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için
gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok
dört gün içinde hakim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim
kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal,
sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.
(3.10.2001-4709)
Kişinin
yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal
bildirilir.
Tutuklanan
kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma
sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin
yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini
sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her
ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında
karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest
bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına
sahiptir.
(3.10.2001-4709)Bu
esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat
hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.
A.
Özel hayatın gizliliği
Madde
20.-
Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına
sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
(3.10.2001-4709)
(3.10.2001-4709)Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak,
usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü,
özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını el
koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma
kendiliğinden kalkar.
Madde
21.- (3.10.2001-4709) Kimsenin
konutuna dokunulamaz. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş
hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;
kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur.
Hakim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde,
el koyma kendiliğinden kalkar.
Madde
22.- (3.10.2001-4709)Herkes,
haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim
kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;
haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz
saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden
kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda
belirtilir.
Madde
23.-
Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme
hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak,
sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat
hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla
kanunla sınırlanabilir.
(3.10.2001-4709)
Vatandaşın
yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya
kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş
sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
Madde
24.-
Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14
üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler
serbesttir.
Kimse,
ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Din
ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din
kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu
dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak,
kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse,
devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din
kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama
amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
Madde
25.-
Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her
ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
Madde
26.-
Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına
veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi
makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek
serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri
yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
(3.10.2001-4709)
Bu
hürriyetlerin kullanılması, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği,
Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez
bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, devlet
sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret
veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek
sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine
getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
(3.10.2001-4709)
Haber
ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler,
bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
(3.10.2001-4709) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla
düzenlenir.
Madde
27.-
Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu
alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma
hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin
değiştirilmesini sağlamak amacıyla
kullanılamaz.
Bu
madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla
düzenlenmesine engel değildir.
Madde
28.-
Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma
şartına bağlanamaz.
(3.10.2001-4709)
Devlet,
basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın
hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri
uygulanır.
Devletin
iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden
veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya
devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı,
yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu
suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım
hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili
kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını
en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı en
geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.
Yargılama
görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek
sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar
hakkında yayım yasağı konamaz.
Süreli
veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya
kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyla; Devletin ülkesi ve
Milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel
ahlakın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir.
Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde
yetkili hakime bildirir; hakim bu
kararı engeç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz
sayılır.
Süreli
veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt veya
müsaderesinde genel hükümler uygulanır.
Türkiyede
yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka aykırı
yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir.
Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın
yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır.
Madde
29.-
Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
Süreli
yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda
belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna
aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye
başvurur.
Süreli
yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik
mesleği ile ilgili esaslar kanunla
düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını
engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli
yayınlar, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların
araç ve imkanlarından eşitlik esasına göre yararlanır.
Madde
30.-
Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve
milli güvenlik aleyhinde işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali hariç, suç aleti
olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten alıkonulamaz.
D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle
haberleşme araçlarından yararlanma hakkı
Madde
31.-
Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle
haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın
şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
(3.10.2001-4709) Kanun, milli güvenlik, kamu düzeni, genel ahlak
ve sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını,
düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici
kayıtlar koyamaz.
E.
Düzeltme ve cevap hakkı
Madde
32.-
Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması
veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve
kanunla düzenlenir.
Düzeltme
ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından
ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.
A.
Dernek kurma hürriyeti
Madde
33.- (23.7.1995-4121) ( 3.10.2001-4709) Herkes,
önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma
hürriyetine sahiptir.
Hiçkimse
bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek
kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması
sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek
kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
Dernekler,
kanunun öngördüğü hallerde hakim kararı ile kapatılabilir veya faaliyetten
alıkonulabilir. Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya
suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede
sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hakimin
onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu
idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Birinci
fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin
gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel
değildir.
Bu
madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.
Madde
34.- (
3.10.2001-4709) Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, milli güvenlik, kamu düzeni,
suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının
hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla
sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Madde
35.-
Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu
haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet
hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
Madde
36.-( 3.10.2001-4709) Herkes,
meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı
veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir
mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
Madde 37.- Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir
kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu
doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
Madde
38.-
Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden
dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş
olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç
ve ceza zaman aşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki
fıkra uygulanır.
Ceza
ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu
hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç
kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya
veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
(
3.10.2001-4709) Kanuna
aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul
edilemez.
Ceza
sorumluluğu şahsidir.
(
3.10.2001-4709) Hiç
kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı
özgürlüğünden alıkonulamaz.
(
3.10.2001-4709) Savaş,
çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası
verilemez.
Genel
müsadere cezası verilemez.
İdare,
kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz.
Silahlı kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar
getirilebilir.
Vatandaş,
suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez.
Madde
39.- Kamu
görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine
getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret
davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup
olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı
olmasına bağlıdır.
Madde
40.-
Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama
geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(
3.10.2001-4709) Devlet,
işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve
sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin,
resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da,
kanuna göre, devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu
hakkı saklıdır.
Sosyal
ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
I.
Ailenin korunması
Madde
41.- (
3.10.2001-4709) Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında
eşitliğe dayanır.
Devlet,
ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile
planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,
teşkilatı kurar.
Madde 42.- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim
hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim
ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkilapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve
eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu
esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim
ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim,
kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.
Özel
ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, devlet okulları ile
erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet,
maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri
amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları
sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri
alır.
Eğitim
ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili
faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçeden
başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri
olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak
yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı
esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.
A.
Kıyılardan yararlanma
Madde
43.- Kıyılar,
devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz,
göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil
şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla
sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu
yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
Madde
44.-
Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla
kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan
çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır.
Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın
genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan
çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer
toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.
Bu
amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına
devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından
işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri
alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması
Madde
45.-
Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve
tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel
ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların
işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet,
bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin
üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
Madde
46.- (
3.10.2001-4709) Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının
gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel
mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla
gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idari
irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma
bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir.
Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan
projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların
korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme
şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde,
taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak
ödenir.
Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının
bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci
fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş
kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz
uygulanır.
E.
Devletleştirme ve özelleştirme
Madde
47.- Kamu
hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı
hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme
gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve
usulleri kanunla düzenlenir.
(13.8.1999-4446) Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer
kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların
özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla
gösterilir.
(13.8.1999-4446) Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu
tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel
hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya
devredelebileceği kanunla belirlenir.
IV.
Çalışma ve sözleşme hürriyeti
Madde
48.-
Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel
teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet,
özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun
yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri
alır.
V.
Çalışma ile ilgili hükümler
A.
Çalışma hakkı ve ödevi
Madde
49.- Çalışma,
herkesin hakkı ve ödevidir.
(
3.10.2001-4709) Devlet,
çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için
çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye
elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli
tedbirleri alır.
(
3.10.2001-4709)
B.
Çalışma şartları ve dinlenme hakkı
Madde
50.-
Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler
ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından
özel olarak korunurlar.
Dinlenmek,
çalışanların hakkıdır.
Ücretli
hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla
düzenlenir.
C.
Sendika kurma hakkı
Madde
51.- (
3.10.2001-4709) Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma
ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal
hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın
sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten
serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiçkimse bir sendikaya üye olmaya ya da
üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika
kurma hakkı ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Sendika
kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
Aynı
zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye
olunamaz.
İşçi
niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve
sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla
düzenlenir.
Sendika
ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel
niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.
D.
Sendikal faaliyet
Madde
52.-
(23.7.1995 tarihli ve 4121 numaralı kanunla yürürlükten
kaldırılmıştır.)
A.
Toplu iş sözleşmesi hakkı
Madde
53.-
(23.7.1995-4121) İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve
sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi
yapma hakkına sahiptirler.
Toplu
iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yaşabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı
işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve
uygulanamaz.
B.
Grev hakkı ve lokavt
Madde
54.-
Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler
grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta
başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.
Grev
hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli
serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
Grev
esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri
sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendika
sorumludur.
Grev
ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla
düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde
veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem
Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek
Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu
iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek
Hakem Kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasi
amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri
işgali, işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.
Greve
katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez.
Madde
55.-
Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet,
çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için
gerekli tedbirleri alır.
( 3.10.2001-4709) Asgari ücretin tespitinde çalışanların
geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.
A.
Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması
Madde
56.-
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi
geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin
ve vatandaşların ödevidir.
Devlet,
herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve
madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla
sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet,
bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından
yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık
hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık
sigortası kurulabilir.
Madde
57.-
Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama
çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut
teşebbüslerini destekler.
A.
Gençliğin korunması
Madde
58.-
Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin
ışığında, Atatürk ilke ve inkilapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı
yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet,
gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve
benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri
alır.
Madde
59.-
Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek
tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet
başarılı sporcuyu korur.
A.
Sosyal güvenlik hakkı
Madde
60.-
Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet,
bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
Madde
61.-
Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur
ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet,
sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri
alır.
Yaşlılar,
Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve
kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet,
korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.
Bu
amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.
Madde
62.-
Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin,
çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin
sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı
olunması için gereken tedbirleri alır.
Madde
63.-
Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını
sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu
varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar
ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler
kanunla düzenlenir.
Madde
64.- Devlet,
sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının
korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için
gereken tedbirleri alır.
XIII.
Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları(
3.10.2001-4709)
Madde
65.- (
3.10.2001-4709) Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile
belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek
mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Siyasi
Haklar ve Ödevler
Madde
66.- Türk
devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk
babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (
3.10.2001-4709)
Vatandaşlık,
kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir.
Hiçbir
Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan
çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan
çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
Madde
67.- (23.7.1995-4121)
Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve
bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halk
oylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler
ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve
döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt
dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun,
uygulanabilir tedbirleri belirler.
Onsekiz
yaşını dolduran her Türk vatandaşı, seçme ve halkoylamasına katılma haklarına
sahiptir.
Bu
hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
(
3.10.2001-4709) Silah
altında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm
giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza
infaz kurumları ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde
seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu
tarafından tespit edilir ve görevli hakimin yerinde yönetim ve denetimi altında
yapılır.
Seçim
kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak
biçimde düzenlenir.
(
3.10.2001-4709) Seçim
kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl
içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.
III.
Siyasi partilerle ilgili hükümler
Madde
68.- (23.7.1995-4121)
Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden
ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş
olmak gerekir.
Siyasi
partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasi
partiler, önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri
içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasi
partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti
ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı
olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü
savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.
Hakimler
ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi
niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, silahlı kuvvetler mensupları ile
yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.
Yükseköğretim
elemanlarını siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun
bu elemanların, siyasi partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve
parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları
esasları belirler.
Yükseköğretim
öğrencilerinin siyasi partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir.
Siyasi
partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere
yapılacak yardımın, alacakları üye
aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.
B.
Siyasi partilerin uyacakları esaslar
Madde
69.-(23.7.1995-4121)
Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi
ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasi
partiler, ticari faaliyetlere girişemezler.
Siyasi
partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın
uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa mahkemesince siyasi partilerin mal
edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun
denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken sayıştaydan
yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar
kesindir.
Siyasi
partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine
Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Bir
siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci Maddenin dördüncü fıkrası
hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.
Bir
siyasi partinin 68 inci Maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin
işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi
halinde karar verilir. ( 3.10.2001-4709) Bir siyasi parti, bu nitelikteki
fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin
büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca
zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti
organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, sözkonusu fiillerin odağı
haline gelmiş sayılır.
(
3.10.2001-4709) Anayasa
Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu
fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin Devlet yardımından kısmen veya
tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.
Temelli
kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.
Bir
siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan
kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin
kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl
süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
Yabancı
devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyruğunda olmayan gerçek ve
tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.
( 3.10.2001-4709) Siyasi partilerin kuruluş ve çalışmaları,
denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen
yoksun bırakılmaları ile siyasi partilerin ve adayların seçim harcamaları ve
usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.
IV .
Kamu hizmetlerine girme hakkı
A.
Hizmete girme
Madde
70.- Her
Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete
alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
Madde
71.- Kamu
hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin
tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında
görev alanlar, bundan istisna
edilemez.
V.
Vatan hizmeti
Madde
72.-
Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahı Kuvvetlerde veya
kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla
düzenlenir.
Madde
73.- Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi
ödemekle yükümlüdür.
Vergi
yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi,
resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya
kaldırılır.
Vergi,
resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve
indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve
aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
VII.
Dilekçe hakkı
Madde
74.- (
3.10.2001-4709) Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek
kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar
kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili
makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
(
3.10.2001-4709) Kendileriyle
ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak
bildirilir.
Bu
hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.
Cumhuriyetin
Temel
Organları
Yasama
I.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
A.
Kuruluşu
Madde
75.-
(17.5.1987 - 3361 ve 23.7.1995 -4121) Türkiye Büyük Millet Meclisi genel
oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden oluşur.
Madde
76.- Otuz
yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
En az
ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini
yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir
yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet,
ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye
kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihale ve
alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik veya
anarşik eylemlere katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından
biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili
seçilemezler.
Hakimler
ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri,
kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları
hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı
Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili
seçilemezler.
C-
Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi
Madde
77.-
Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır.
Meclis,
bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada
belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler
yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine
karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer
D- Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimleri
Madde
78.-
Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse, Türkiye Büyük
Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir.
Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay
geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye
tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde
yapılmasına karar verilir.
Genel
seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.
E.
Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
Madde
79.-
Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.
Seçimlerin
başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile
ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra
seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve
kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim
tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim
Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.
Yüksek
Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
Yüksek
Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay,
beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tam sayılarının
salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla
aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.
Yüksek
Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile
ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye
girmezler.
Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemlerinin genel
yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.
1.
Milletin temsili
Madde
80.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,seçildikleri bölgeyi veya kendilerini
seçenleri değil, bütün milleti temsil ederler.
2.
Andiçme
Madde
81.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde
andiçerler :
“Devletin varlığı ve bağımsızlığını,
vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız
egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete
ve Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı,
milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel
hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma;
büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.”
3. Üyelikle bağdaşmayan
işler
Madde 82.- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmi veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.
4. Yasama dokunulmazlığı
Madde 83.- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir
suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça
tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı
gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak
kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak,
bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet
Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili
hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını
kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
5. Milletvekilliğinin düşmesi
Madde 84.- (23.7.1995 - 4121) İstifa eden, milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz
veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca
tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla
karar verilebilir.
Partisinin temelli
kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli
kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu
kararın Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel
Kurula bilgi sunar.
6. İptal istemi
Madde 85.-
(23.7.1995-4121) Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya
milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü
fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının
alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir
diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı
iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi,
iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
Madde 86.- ( 21.11.2001-4720) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine T.C. Emekli Sandığı
tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
Madde 87.- ( 3.10.2001-4709) Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak; Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.
B. Kanunların teklif
edilmesi ve görüşülmesi
Madde 88.- Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin
Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle
düzenlenir.
C. Kanunların
Cumhurbaşkanınca yayımlanması
Madde 89.- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar.
(3.10.2001-4709) Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. (3.10.2001-4709) Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tabi değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.
D. Milletlerarası
andlaşmaları uygun bulma
Madde 90.- Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı Devletlerle ve milletler-arası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik
getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
E. Kanun hükmünde kararname
çıkarma yetkisi verme
Madde 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun
hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve
süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin,
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce onaylanması
sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de
belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü
hallerde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun
hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler,
Resmi Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede
yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmi Gazetede
yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet
Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmi Gazetede yayımlandığı
tarihte, yürürlükten kalkar. değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin
değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımlandığı gün
yürürlüğe girer.
F. Savaş hali ilanı ve
silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
Madde 92.- Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına ve Türkiyenin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiyede bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler
Madde 93.-
(23.7.1995-4121) Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl
Ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.
Meclis, bir yasama yılında en
çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya
Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.
Meclis Başkanı da doğrudan
doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya
çağırır.
Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez.
Madde 94.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis üyeleri arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Katip Üyeler ve İdare Amirlerinden oluşur.
Başkanlık Divanı, Meclisteki
Siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında divana katılmalarını sağlayacak
şekilde kurulur. Siyasi parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkalık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin
görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç yıldır.
( 3.10.2001-4709) Türkiye Büyük Millet Meclisi başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanvekillerinin, katip üyelerinin ve idare amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde belirlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun
Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller
dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten
Başkanvekili oy kullanamazlar.
C. İçtüzük, siyasi parti
grupları ve kolluk işleri
Madde 95.- Türkiye Büyük
Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göre
yürütür.
İçtüzük hükümleri, siyasi parti
gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını
sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti grupları, en az yirmi üyeden meydana
gelir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin
bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis
Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri
için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis edilir.
Madde 96.- Anayasada,
başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar
verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin
bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler.
Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
Madde 97. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır.
Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı serbesttir.
IV. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları
Madde 98.- Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.
Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Soru, Meclis araştırması ve
genel görüşme ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile
cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile
düzenlenir.
Madde 99.- Gensoru
önergesi, bir siyasi parti grubu adına veya en az yirmi milletvekilinin
imzasıyla verilir.
Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasi parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir.
Gündeme alma kararıyla birlikte, gensorunun görüşülme günü de belli edilir; ancak, gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında
üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya
Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla olur; oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.
Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukardaki ilkelere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili diğer hususlar İçtüzükte belirlenir.
Madde 100.- ( 3.10.2001-4709) Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması istenebilir.Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve gizli oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir. ( 3.10.2001-4709) Bu süre içinde raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına teslimi zorunludur.
( 3.10.2001-4709)
Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır,
dağıtımından itibaren on gün içinde görüşülür ve gerek görüldüğü takdirde
ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verilir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye
tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınır.
Meclisteki siyasi parti
gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar
alınamaz.
Madde 101.- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye
tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür.
Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona erer.
Madde 102.-
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu
ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse
hemen toplantıya çağrılır.
Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.
En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tam sayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.
Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
Madde 103.- Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer :
“Cumhurbaşkanı
sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya,
hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik
Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma
ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden
yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini
korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için
bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve
şerefim üzerine andiçerim.”
Madde 104.- Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır :
Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak, Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar :
Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
Yabancı Devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı Devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Milli Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet denetleme kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar :
Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askeri Yargıtay üyelerini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
E. Sorumluluk ve sorumsuzluk
hali
Madde 105.- Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.
F. Cumhurbaşkanına vekillik
etme
Madde 106.- Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
G. Cumhurbaşkanı Genel
Sekreterliği
Madde 107.- Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluşu, teşkilat ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.
H. Devlet Denetleme Kurulu
Madde 108.- İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.
Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.
Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla düzenlenir.
II. Bakanlar Kurulu
A. Kuruluş
Madde 109.- Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır
Gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir.
B. Göreve başlama ve
güvenoyu
Madde 110.- Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise toplantıya çağrılır.
Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.
C. Görev sırasında güvenoyu
Madde 111.- Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
D. Görev ve siyasi
sorumluluk
Madde 112.-Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bakanlar kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur.
Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden de sorumludur.
Başbakan, bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.
Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde Millet Meclisi önünde and içerler ve bakan sıfatını taşıdıkları sürece milletvekillerinin tabi oldukları kayıt ve şartlara uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk alırlar.
E. Bakanlıkların kurulması
ve bakanlar
Madde 113.- Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilatı kanunla düzenlenir.
Açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir bakan birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki halinde hükümet istifa etmiş sayılır.
Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç onbeş gün içinde atama yapılır.
F. Seçimlerde geçici
Bakanlar Kurulu
Madde 114.- Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır.
116 ncı madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan atar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya Meclis dışındaki bağımsızlarda olmak üzere, siyasi parti gruplarından, oranlarına göre üye alınır.
Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmi Gazetede ilanından itibaren beş gün içinde kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür.
G. Tüzükler
Madde 115.- Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın incelemesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayımlanır.
H. Türkiye Büyük Millet
Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi
Madde 116.- Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede belirtilen güven-oyunu alamaması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulama-ması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmi Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir.
I. Milli Savunma
1. Başkomutanlık ve
Genelkurmay Başkanlığı
Madde 117.- Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından teslim olunur.
Milli güvenliğin sağlanmasından ve silahlı kuvvetlerin yurt savunmasına Hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Milli Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.
2. Milli Güvenlik Kurulu
Madde 118.- ( 3.10.2001-4709) Milli Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.
Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağırılıp görüşleri alınabilir.
( 3.10.2001-4709) Milli Güvenlik Kurulu; Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. ( 3.10.2001-4709) Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir.
Milli Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir.
Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Milli Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır.
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri kanunla düzenlenir.
III. Olağanüstü yönetim
usulleri
A. Olağanüstü haller
1.Tabii afet ve ağır
ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilanı
Madde 119.- Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
2. Şiddet olaylarının
yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü
hal ilanı
Madde 120.- Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
3. Olağanüstü hallerle
ilgili düzenleme
Madde 121.- Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmi Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağrılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.
119 uncu madde uyarınca ilan edilen olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15 inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir.
Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisçe onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.
B. Sıkıyönetim, seferberlik
ve savaş hali
Madde 122.- Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilanını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilan edebilir. bu karar, derhal Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir.
Sıkıyönetim süresinde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sıkıyönetim halinin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilir.
Bu kararnameler Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Bunların Meclisçe onaylanmasına ilişkin süre ve usul İçtüzükte belirlenir.
Sıkıyönetimin her defasında dört ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği, idare ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi halinde vatandaşlar için getirilecek yükümlülükler kanunla düzenlenir.
Sıkıyönetim komutanları Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev yaparlar.
IV. İdare
A. İdarenin esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği
Madde 123.- İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.
2. Yönetmelikler
Madde 124.- Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.
B. Yargı yolu
Madde 125.- (13.8.1999-4446) İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.
Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.
Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
C. İdarenin kuruluşu
1. Merkezi idare
Madde 126.- Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
2. Mahalli idareler
Madde 127.- (23.7.1995-4121) Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Mahalli idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. Ancak, milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken mahalli idareler organlarına veya bu organların üyelerine ilişkin genel veya ara seçimler milletvekili genel veya ara seçimleriyle birlikte yapılır. Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.
Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçiçi bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.
Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.
D. Kamu hizmeti
görevlileriyle ilgili hükümler
1. Genel ilkeler
Madde 128.- Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.
2. Görev ve sorumlulukları,
disiplin kovuşturulmasında güvence
Madde 129.- Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri
kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır.
E. Yükseköğretim kurumları
ve üst kuruluşları
1. 1. 1. 1. 1. Yükseköğretim kurumları
Madde 130.- Çağdaş eğitim-öğretim
esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun
insangücü yetiştirmek amacı ile; orta öğretime dayalı çeşitli düzeylerde
eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve
insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve
bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.
Kanunda gösterilen usul ve
esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından,
Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin ülke
sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.
Üniversiteler ile öğretim
üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında
bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve
ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği
vermez.
Üniversiteler ve bunlara
bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri
Devletçe sağlanır.
Kanunun belirlediği usul ve
esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca
seçilir ve atanır.
Üniversite yönetim ve
denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya
üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle
olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversitelerin hazırladığı
bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Milli Eğitim
Bakanlığına sunulur ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun
olarak işleme tabi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir.
Yükseköğretim kurumlarının
kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve
sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını
kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme
ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim
elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim
düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin
yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler,
özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin
hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre
yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali
kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Vakıflar tarafından kurulan
yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları,
öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan
yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir.
2. Yükseköğretim üst
kuruluşları
Madde 131.- Yükseköğretim kurumlarının
öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim
kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek,
bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını,
geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde
kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama
yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.
Yükseköğretim Kurulu,
üniversiteler, Bakanlar Kurulu ve Genelkurmay Başkanlığınca seçilen ve sayıları,
nitelikleri ve seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük
ve öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti
ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen
üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilatı, görev,
yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.
3. Yükseköğretim
kurumlarından özel hükümlere tabi olanlar
Madde 132.- Türk Silahlı Kuvvetleri ve
emniyet teşkilatına bağlı yüksek-öğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine
tabidir.
F. Radyo ve Televizyon
kuruluşları ve kamuyla ilişkili
haber ajansları
Madde 133.- (8.7.1993-3913)
Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar
çerçevesinde serbesttir.
Devletçe kamu tüzelkişiliği
olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım
gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı
esastır.
G. Atatürk Kültür, Dil ve
Tarih Yüksek Kurumu
Madde 134.- Atatürkçü düşünceyi,
Atatürk ilke ve inkilaplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini
bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla;
Atatürk’ün manevi himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde,
Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih
Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzel kişiliğine sahip
“Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” kurulur.
Türk Dil Kurumu ile Türk
Tarih Kurumu için Atatürk’ün vasiyetnamesin-de belirtilen mali menfaatler saklı
olup kendilerine tahsis edilir.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile
kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla
düzenlenir.
H. Kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları
Madde 135.- (23.7.1995-4121)
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir
mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki
faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak
gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve
ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri
tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla
seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları
ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek
kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
Bu meslek kuruluşları,
kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
Bu meslek kuruluşları ve üst
kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.
Bu meslek kuruluşları
üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
Amaçları dışında faaliyet
gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun
belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla
son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.
Ancak, milli güvenliğin,
kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın
gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek
kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu
merciin kararı, yirmidört saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur.
Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar
kendiliğinden yürürlükten kalkar.
İ. Diyanet İşleri Başkanlığı
Madde 136.- Genel idare içinde yer alan
Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve
düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç
edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.
J. Kanunsuz emir
Madde 137.- Kamu hizmetlerinde herhangi
bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik,
tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu
aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini
yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu
olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir,
hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
Askeri hizmetlerin görülmesi
ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla
gösterilen istisnalar saklıdır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Yargı
I. Genel
hükümler
A. Mahkemelerin
bağımsızlığı
Madde 138.- Hakimler, görevlerinde
bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine
göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci
veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve
talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava
hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru
sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları
ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme
kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini
geciktiremez.
B. Hakimlik ve savcılık teminatı
Madde 139.- Hakimler ve savcılar
azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye
ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık,
ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı
gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun
olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar
saklıdır.
C. Hakimlik ve savcılık
mesleği
Madde 140.- Hakimler ve savcılar adli
ve idari yargı hakim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten
hakim ve savcılar eliyle yürütülür.
Hakimler, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.
Hakim ve savcıların
nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte
ilerlemeleri, görevlerini ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak
değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası
verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından
dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten
çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri
ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına
göre kanunla düzenlenir.
Hakimler ve savcılar
altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; Askeri hakimlerin yaş haddi,
yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.
Hakimler ve savcılar,
kanunda belirtilenden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar.
Hakimler ve savcılar idari
görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.
Hakim ve savcı olup da
adalet hizmetindeki idari görevlerde çalışanlar, hakimler ve savcılar hakkındaki
hükümlere tabidirler. Bunlar, hakimler ve savcılara ait esaslar dairesinde
sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hakimlere ve savcılara tanınan her türlü
haklardan yararlanırlar.
D. Duruşmaların açık ve
kararların gerekçeli olması
Madde 141.- Mahkemelerde duruşmalar
herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına
ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde
karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması
hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü
kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve
mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.
E. Mahkemelerin kuruluşu
Madde 142.- Mahkemelerin kuruluşu, görev
ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla
düzenlenir.
F. Devlet Güvenlik
Mahkemeleri
Madde 143.- (18.6.1999 –
4388) Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada
belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış
güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri
kurulur. Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline ilişkin hükümler saklıdır.
(18.6.1999 –
4388)
Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile
Cumhuriyet başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulunur.
(18.6.1999 –
4388)
Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı, birinci sınıfa
ayrılmış hakim ve Cumhuriyet savcıları arasından; Cumhuriyet savcıları ise,
diğer Cumhuriyet savcıları arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca özel
kanunda gösterilen usule göre 4 yıl için atanırlar; süresi bitenler yeniden
atanabilirler.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri
kararlarının temyiz mercii Yargıtaydır.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama
usulleri ile ilgili diğer hükümler, kanunda gösterilir.
G. Hakim ve savcıların
denetimi
Madde 144.- Hakim ve savcıların
görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (Hakimler için idari
nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme;
görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal
ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve
gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma, Adalet Bakanlığının izni ile
adalet müfettişleri tarafından yapılır. adalet bakanı soruşturma ve inceleme
işlemlerini, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli
hakim veya savcı eliyle de yaptırabilir.
H. Askeri yargı
Madde 145.- Askeri yargı, askeri
mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker
kişilerin; askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri
mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri
suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.
Askeri mahkemeler, asker
olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askeri suçları ile kanunda gösterilen
görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askeri mahallerde
askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla
görevlidirler.
Askeri mahkemelerin savaş
veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili
oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adli yargı hakim ve
savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.
Askeri yargı organlarının
kuruluşu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri askeri savcılık görevlerini
yapan askeri hakimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile
ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı, askerlik hizmetinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askeri hakimlerin yargı
hizmeti dışındaki askeri hizmetler yönünden askeri hizmetlerin gereklerine göre
teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de
gösterir.
II. Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu
Madde 146.- Anayasa Mahkemesi onbir asıl
ve dört yedek üyeden kurulur.
Cumhurbaşkanı, iki asıl ve
iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi
askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay Genel Kurullarınca
kendi başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş
yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise yükseköğretim
kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden
göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe
yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.
Yükseköğretim kurumları
öğretim üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine
asıl ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim
görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği veya kamu
hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl avukatlık yapmış
olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesi, asıl
üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl
için bir başkan ve bir başkanvekili seçer. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi üyeleri,
asli görevleri dışında resmi veya özel hiçbir görev
alamazlar.
2. Üyeliğin sona ermesi
Madde 147.- Anayasa Mahkemesi üyeleri
altmışbeş yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar.
Anayasa
Mahkemesi üyeliği, bir
üyenin hakimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm
giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından yerine
getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi üye
tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer.
3. Görev ve yetkileri
Madde 148.- Anayasa Mahkemesi,
kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa
değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak,
olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde
kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa
Mahkemesinde dava açılamaz.
Kanunların şekil bakımından
denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa
değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle
görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil
bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten
itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz;
def’i yoluyla da ileri sürülemez.
Anayasa Mahkemesi
Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay,
Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini,
başsavcılarını, Cumhuriyet başsavcıvekilini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan
sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık
görevini Cumhuriyet başsavcısı veya Cumhuriyet başsavcıvekili yapar. Yüce Divan
kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa
ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.
4. Çalışma ve yargılama
usulü
Madde 149.-
(23.7.1995-4121) (
3.10.2001-4709)Anayasa Mahkemesi, başkan ve on üye ile toplanır, salt
çoğunluk ile karar verir. Anayasa değişikliklerinde iptale ve siyasi parti
davalarında kapatılmaya karar verebilmesi için beşte üç oy çokluğu şarttır.
Şekil bozukluğuna dayalı
iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin
kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri
arasındaki işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Yüce Divan
sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak,
gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu
üzerinde bilgisi olanları çağırabilir ve siyasi partilerin temelli kapatılması
veya kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra
kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir
vekilin savunmasını dinler.
5. İptal davası
Madde 150.- Kanunların, kanun
hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya
bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası
açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları
ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki
üyelere aittir. iktidarda birden fazla siyasi partinin bulunması halinde,
iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır.
6. Dava açma süresi
Madde 151.- Anayasa Mahkemesinde
doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde
kararname veya İçtüzüğün Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün
sonra düşer.
7. Anayasaya aykırılığın
diğer mahkemelerde ileri sürülmesi
Madde 152.- Bir davaya bakmakta olan
mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini
Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda
vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık
iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara
bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin
kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu
süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre
sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar
kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin işin
esasına girerek verdiği red kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra on
yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar
başvuruda bulunulamaz.
8. Anayasa Mahkemesinin
kararları
Madde 153.- Anayasa Mahkemesinin
kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun
veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun
koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis
edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi
iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,
kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe
girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının
ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle
görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye
yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları
Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare
makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.
b. Yargıtay
Madde 154.- Yargıtay, adliye
mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı
karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da
ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci
sınıfa ayrılmış adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten
sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay Birinci Başkanı,
birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay
Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için
seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtay Cumhuriyet
başsavcısı ve Cumhuriyet başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından
Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu,
işleyişi, başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet
başsavcısı ve Cumhuriyet başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
C. Danıştay
Madde 155.- Danıştay, idari
mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar
ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk
ve son derece mahkemesi olarak bakar.
(13.8.1999 –
4446)
Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun
tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri
hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek,
idari uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla
görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte
üçü, birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar
arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda
belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir.
Danıştay Başkanı, Başsavcı,
başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay Genel
Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için
seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Danıştayın, kuruluşu,
işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin
nitelikleri ve seçim usulleri, idari yargının özelliği, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
D. Askeri Yargıtay
Madde 156.- Askeri Yargıtay, askeri
mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker
kişilerin kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak
bakar.
Askeri Yargıtay üyeleri
birinci sınıf askeri hakimler arasından askeri Yargıtay Genel Kurulunun üye
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer aday
içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askeri Yargıtay Başkanı,
Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askeri Yargıtay üyeleri arasından
rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
Askeri Yargıtayın kuruluşu,
işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı,
hakimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
E. Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi
Madde 157.- Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri
ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan
uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir.
Ancak, askerlik
yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.
Askeri Yüksek İdare
Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan
başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf
askeri hakimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hakim
sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar
arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday
içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askeri hakim sınıfından
olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.
Mahkemenin başkanı, başsavcı
ve daire başkanları hakim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına
göre atanırlar.
Askeri Yüksek İdare
Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri,
mensuplarının disiplin ve
özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
F. Uyuşmazlık Mahkemesi
Madde 158.- Uyuşmazlık Mahkemesi, adli,
idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin
olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin
kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir.
Bu Mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından
görevlendirilen üye yapar.
Diğer mahkemelerle, Anayasa
Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas
alınır.
III. Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu
Madde 159.- Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kurulur
ve görev yapar.
Kurulun Başkanı, Adalet
Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabii
üyesidir.
Kurulun üç asıl ve üç yedek
üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay Genel
Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri üçer aday
içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden
seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili
seçer.
Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu; adli ve idari yargı hakim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve
nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma,
meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası
verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar. Adalet Bakanlığının, bir
mahkemenin veya bir hakimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir
mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara
bağlar. Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.
Kurul kararlarına karşı
yargı mercilerine başvurulamaz.
Kurulun görevlerini yerine
getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde incelenmesi
esasları kanunla düzenlenir.
Adalet Bakanlığının merkez
kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hakim ve savcıların
muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.
Adalet Bakanı Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere, gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hakim ve savcıları geçici
yetki ile görevlendirebilir.
IV. Sayıştay
Madde 160.- Sayıştay, genel ve katma
bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet
Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme
bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini
yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı
bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere
karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı
yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali
yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki
uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
Sayıştayın kuruluşu,
işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin
teminatı kanunla düzenlenir.
Silahlı Kuvvetler elinde
bulunan Devlet mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlenmesi
usulleri, Milli Savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun
olarak kanunla düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ
KISIM
Mali
ve Ekonomik Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Mali
Hükümler
I. Bütçe
A. Bütçenin hazırlanması ve
uygulanması
Madde 161.- Devletin ve kamu iktisadi
teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle
yapılır.
Mali yıl başlangıcı ile
genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla
belirlenir.
Kanun, kalkınma planları ile
ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre
ve usuller koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile
ilgili hükümler dışında hiç bir hüküm konulamaz.
B. Bütçenin görüşülmesi
Madde 162.- Bakanlar Kurulu, genel ve
katma bütçe tasarıları ile milli bütçe tahminlerini gösteren raporu, mali yıl
başından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Bütçe tasarıları ve rapor,
kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda,
iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeş üye verilmek şartı ile, siyasi
parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili gözönünde tutulur.
Bütçe Komisyonunun ellibeş
gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve
mali yıl başına kadar karara bağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık ve daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında
düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar;
bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur
ve oya konur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider
artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar.
C. Bütçelerde değişiklik
yapılabilme esasları
Madde 163.- Genel ve katma bütçelerle
verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar
sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm
konulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik
yapmak yetkisi verilemez. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören
değişiklik tasarılarında ve cari ve ileriki yıl bütçelerine mali yük getirecek
nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek
mali kaynak gösterilmesi zorunludur.
D. Kesinhesap
Madde 164.- Kesinhesap kanunu
tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları
mali yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra, Bakanlar Kurulunca Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin
olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmiş beş
gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Kesinhesap kanunu tasarısı,
yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır.
Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel
Kurula birlikte sunar, Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe
kanunu tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar.
Kesinhesap kanunu tasarısı
ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması,
ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını
önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.
E.Kamu iktisadi
teşebbüslerinin denetimi
Madde 165.- Sermayesinin yarısından
fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve
ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla
düzenlenir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Ekonomik
Hükümler
I. Planlama
Madde 166.- Ekonomik, sosyal ve
kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve
uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve
değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılması-nı planlamak, bu amaçla
gerekli teşkilatı kurmak Devletin görevidir.
Planda milli tasarrufu ve
üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı,
yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum
yararları ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef
alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının
hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına,
değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul
ve esaslar kanunla düzenlenir.
II. Piyasaların denetimi ve
dış ticaretin düzenlenmesi
Madde 167.- Devlet, para, kredi,
sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı
ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak
tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke
ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve
diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek
mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki
verilebilir.
III. Tabii servetlerin ve
kaynakların aranması ve işletilmesi
Madde 168.- Tabii servetler ve
kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Bunların aranması ve
işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek
ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve
işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan
gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu
durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak
gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.
IV. Ormanlar ve orman
köylüsü
A. Ormanların korunması ve
geliştirilmesi
Madde 169.- Devlet, ormanların
korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve
tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve
hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının
mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu
ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına
konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek
hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol
açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel
af çıkarılamaz. Ormanları yakmak,
ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af
kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında
bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına
dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31.12.1981
tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş
olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya
hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba
ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında
daraltma yapılamaz.
B.Orman köylüsünün korunması
Madde 170.- Ormanlar içinde veya
bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün
korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu
halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve
fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi;
bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin
tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının
kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan
yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme
araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri
alır.
Orman içinden nakledilen
köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.
V. Kooperatifçiliğin
geliştirilmesi
Madde 171.- (23.7.1995-4121)
Devlet, milli ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin
artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini
sağlayacak tedbirleri alır.
VI. Tüketiciler ile esnaf ve
sanatkarların korunması
A. Tüketicilerin korunması
Madde 172.- Devlet, tüketicileri
koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu
girişimlerini teşvik eder.
B. Esnaf ve sanatkarların
Korunması
Madde 173.- Devlet, esnaf ve sanatkarı
koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.
BEŞİNCİ
KISIM
Çeşitli
Hükümler
I. İnkilap kanunlarının
korunması
Madde 174.- Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkilap kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz :
1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430
sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisani 1341 tarihli
ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun;
3. 30 Teşrinisani 1341 tarihli
ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir
Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110 uncu Maddesi hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve
1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;
6. 1 Teşrinisani 1928 tarihli
ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun;
7. 26 Teşrinisani 1934 tarihli
ve 2590 Sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair
Kanun;
8. 3 Kanunuevvel 1934 tarihli
ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
ALTINCI
KISIM
Geçici
Hükümler
Geçici Madde
1.-
Anayasanın, halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul
edildiğinin usulünce ilanı ile birlikte, halkoylaması tarihindeki Milli Güvenlik
Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak, yedi yıllık
bir dönem için, Anayasa ile Cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine getirir ve
yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak içtiği and
yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada
öngörülen hükümlere göre yapılır.
Cumhurbaşkanı, ilk genel
seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanı
oluşuncaya kadar, 12 aralık 1980 gün ve 2356 sayılı kanunla teşekkül etmiş olan
Milli Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür.
İlk milletvekili genel
seçimleri sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya
kadar geçecek süre içinde, Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette boşalması
halinde, Milli Güvenlik Konseyinin en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye kadar,
Cumhurbaşkanına vekalet eder ve O’nun Anayasadaki bütün görevlerini yerine
getirir ve yetkilerini kullanır.
Geçici Madde
2.- 12
Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı kanunla kuruluşu gösterilen Milli Güvenlik
Konseyi, Anayasaya dayalı olarak hazırlanacak Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim
Kanununa göre yapılacak ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni
Hakkında Kanun ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunlara göre görevlerini
devam ettirir.
Anayasanın kabulünden sonra
2356 sayılı kanunun 3 üncü maddesindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeliklerinden
birisinin herhangi bir nedenle boşalması halinde doldurulması usulüne ilişkin
hüküm uygulanmaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp göreve başladıktan sonra, Milli Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir süre
için Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür ve Milli Güvenlik Konseyi Üyeleri,
Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi sıfatını alırlar. Milli Güvenlik Konseyi Üyesi
olarak 18 Eylül 1980 tarihinde içtikleri and yürürlükte
kalır.
Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri,
Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin haiz bulundukları özlük
hakları ile dokunulmazlığına sahip olurlar. Altı yıllık süre sonunda
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin hukuki varlığı sona erer.
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin
görevleri şunlardır :
a) Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı temel
hak ve hürriyetlere ve ödevlere, laiklik ilkesine, Atatürk inkılaplarının, milli
güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna,
milletlerarası andlaşmalara, dış ülkelere silahlı kuvvet gönderilmesine ve
yabancı kuvvetlerin Türkiye’ye kabulüne, olağanüstü yönetime, sıkıyönetim ve
savaş haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer kanunları
Cumhurbaşkanına tanınan onbeş günlük sürenin ilk on günü içinde incelemek;
b) Cumhurbaşkanının istemi ve
tespit edeceği süre içinde :
Milletvekili genel
seçimlerinin yenilenmesine, olağanüstü yönetim yetkisinin kullanılmasına ve
alınacak tedbirlere, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun yönetim ve gözetimine,
gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin düzenlenmesine ilişkin konuları
incelemek ve görüş bildirmek;
c) Cumhurbaşkanının istemine
göre, iç ve dış güvenlik ile gerekli görülen diğer konularda inceleme ve
araştırma yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına sunmak.
Geçici Madde
3.-
Anayasaya göre yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunda Türkiye Büyük
Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanını oluşturması ile birlikte :
a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324
sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun,
b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356
sayılı Milli Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun,
c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485
sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun,
yürürlükten kalkar ve Milli Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin hukuki
varlıkları sona erer.
Geçici Madde 4.-
(17.51987 tarihli 3361 ve 23.5.1987 tarihli 3376 numaralı kanunlar gereğince,
6 Eylül 1987 tarihinde yapılan halk oylaması sonucunda yürülükten kalkmıştır.
Halk oylaması sonucunun yayımlandığı Resmi Gazete : 12.9.1987 - 19572 )
Geçici Madde 5.- Yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilanını takip eden onuncu gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, saat 15.00’de kendiliğinden toplanır. Bu toplantıya en yaşlı milletvekili başkanlık eder. Bu toplantıda milletvekilleri and içerler.
Geçici Madde 6.- Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri yapılıncaya kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğünün, Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 7.- İlk milletvekili genel seçimi sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar, iş başında olan Bakanlar Kurulunun görevi devam eder.
Geçici Madde 8.- Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ, kurum ve kurulların kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla, Anayasada konulması veya değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi içerisinde, bu süre içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna kadar çıkartılır.
Geçici Madde 9.- İlk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin geri gönderilen Anayasa Değişikliği Hakkındaki Kanunu, aynen kabul edip tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının dörtte üç çoğunluğunun oyu ile mümkün olabilir.
Geçici Madde 10.- Mahalli idare seçimleri en geç Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde yapılır.
Geçici Madde 11.- Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları ile görevleri devam eder. Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu suretle kazanmış oldukları sıfatları saklı kalır.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar boşalan asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek üye sayısı toplamı onbeşe ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna seçim yapılmaz. Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı sağlanıncaya kadar asıl üye sayısının onbirden, asıl ve yedek üye sayıları toplamının onbeşden aşağı düşmesi nedeniyle yapılacak seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği esasa ve sıraya uyulur.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı onbire ininceye kadar dava ve işlerde 22.4.1962 gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü toplanma yeter sayısı uygulanır.
Geçici Madde 12.- 13.5.1981 gün ve 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca Yargıtay ve Danıştaydan kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa 25.6.1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla eklenen geçici madde uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine; 6.1.1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlığına, Başsavcılığına, başkanvekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet Başkanınca seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine devam ederler.
6.1.1982 gün ve 2576 sayılı Kanunun geçici maddelerinin idare mahkemeler başkan ve üyeliklerine atamalara ilişkin hükümleri de saklıdır.
Geçici Madde 13.- Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl ve bir yedek üyenin seçimleri Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır. Seçilen üyeler göreve başlayıncaya kadar Kurul, toplantı yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin katılmasıyla çalışmalarını yapar.
Geçici Madde 14.- Sendikaların gelirlerini Devlet bankalarında muhafaza etmelerine ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde yerine getirilir.
Geçici Madde 15.- 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk Milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla Kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 Sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
( 3.10.2001-4709)
Geçici Madde 16.- Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde hukuki veya fiili herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak genel ve ara seçimleri ile mahalli seçimlere ve diğer halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar.
Geçici Madde.- ( 3.10.2001-4709) A) Bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Anayasanın 67 nci maddesine son fıkra olarak eklenen hüküm bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk genel seçimde uygulanmaz.
B) Bu kanunun 28 inci maddesi ile Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan değişiklik, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiilleri işleyenler hakkında uygulanmaz.
YEDİNCİ
KISIM
Son Hükümler
I. Anayasanın
değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma
Madde 175.- (17.5.1987 – 3361) Anayasanın değiştirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü, Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerin ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis geri gönderilen Kanunu, üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna sunabilir.
Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa Değişikliği Hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede yayımlanır.
Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmi Gazetede yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahalli genel seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır.
II. Başlangıç ve kenar
başlıklar
Madde 176.- Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir.
Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe girmesi
Madde 177.- Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul edilip Resmi Gazetede yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve aşağıda gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe girmesine ait hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe girer.
a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler, toplantı hak ve hürriyetleri,
III. Bölümdeki çalışma ile ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile ilgili hükümler, bu hükümler yeni kanunları çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda değişiklik yapıldığında ve her halde en geç Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu hükümler yürürlüğe girinceye kadar mevcut kanunlar ve Milli Güvenlik Konseyinin bildiri ve kararları uygulanır.
b) İKİNCİ KISIM’daki; siyasi faaliyette bulunma hakları ile siyasi partilerle ilgili hükümler, bunlara dayalı olarak yeniden hazırlanacak Siyasi Partiler Kanununun; seçme ve seçilme hakkı ise yine bu hükümlere dayalı olarak hazırlanacak Seçim Kanununun; yayımlanması ile yürürlüğe girer.
c) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; yasama ile ilgili hükümler; bu hükümler ilk milletvekili genel seçimi sonucunun ilanı ile birlikte yürürlüğe girer.
Ancak bu bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar Milli Güvenlik Konseyince yerine getirilir.
d) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu, Bakanlar Kurulu Başkanlığı altındaki tüzükler, Milli Savunma, olağanüstü yönetim usulleri, idare başlığı altındaki mahalli idareler ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin bütün hükümler Anayasanın halkoylaması sonucunda kabulünün Resmi Gazetede ilanı ile birlikte yürürlüğe girer.
Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve başlaması ile, Mahalli İdareler ile Devlet Güvenlik Mahkemelerine ilişkin hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile yürürlüğe girer.
e) Anayasanın halkoylaması sonucu kabulünün ilanıyla birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve mevcut ve kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara ilişkin işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri veya doğrudan Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci maddesi gereğince uygulanır.
f) Kesinhesap kanunu tasarılarının görüşülme usulünü düzenleyen 164 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü 1984 yılından itibaren uygulanmaya başlanır.
7.11.1982
Tarihli ve 2709 Numaralı
Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının
Değişiklikleri
|
Kanun
No |
Kabul Tarihi |
Değiştirilen
Maddeler |
Resmi
Gazete Tarih – Sayı |
|
3361 |
17.5.1987 |
67,
75, 175, Geçici 4
|
18.5.1987-19464
Mükerrer |
|
3913
|
8.7.1993 |
133 |
10.7.1993-21633 |
|
4121 |
23.7.1995 |
Başlangıç
Metni 33,
52, 53, 67, 68, 69, 75, 84, 85, 93, 127, 135, 149,
171 |
26.7.1995-22355 |
|
4388 |
18.6.1999 |
143 |
18.6.1999-23729
Mükerrer |
|
4709 |
3.10.2001 |
Başlangıç
Metni 13,
14, 19, 20, 21, 22, 23, 26, 28, 31, 33, 34, 36, 38, 40, 41, 46, 49, 51,
55, 65, 66, 67, 69, 74, 87, 89, 94, 100, 118, 149, Geçici 15, Geçici Madde
Eklenmesi |
17.10.2001-24556 Mükerrer |
|
4720 |
21.11.2001 |
86 |
1.12.2001-24600 |